Brezilya Kültür - Panaromik
Brezilya'da sanat
Brezilya'da hayat

BREZİLYA

Brezilya ya da resmî adıyla Brezilya Federal Cumhuriyeti, Güney Amerika'da yer alan, kıtanın neredeyse bütün merkezini ve kuzeydoğu bölgesini kaplayan, en büyük ve en kalabalık ülkedir.

Brezilya’nın başkenti Brasília’dır.

Atlas Okyanusu’na uzun bir kıyısı vardır. Komşuları; Uruguay, Arjantin, Paraguay, Bolivya, Peru, Kolombiya, Venezuela, Guyana, Surinam, Fransız Guyanası'dır. Güney Amerika ülkelerinden sadece Ekvador ve Şili ile sınır komşuluğu yoktur.

Brezilya bayrağında renkler, bilinenin aksine ormanları ve madenleri değil eskiden görev yapmış Kraliyet ailelerini simgeler.

26 eyaletten oluşan Brezilya’da başkan, milletvekilleri, senatörler, valiler, belediye başkanları, eyalet ve şehir meclisleri üyeleri dört senede bir yapılan seçimlerle belirlenir.

Güney Amerika iklimi olan tropikal iklimin etkisindeki Brezilya’da, yazlar doğu ve kuzeydoğu bölgesinde aşırı sıcak, kışlar ise kıyı bölgelerinde 20 dereceye varan sıcaklıklarda geçer.

Atlas Okyanusu’na uzun bir kıyısı vardır. Komşuları; Uruguay, Arjantin, Paraguay, Bolivya,

 

Brezilya'da Yaşam

 

Brezilya, Güney Amerika kıtasının neredeyse bütün merkez bölgesini ve kuzeydoğu kısmını kapsayan, 200 milyon nüfusu ile çok çeşitli kültürlere ev sahipliği yapan, dünyanın en büyük ülkelerinden birisidir. Brezilya ırkı; Kızılderili, siyah ve beyaz ırklarının karışımından oluşmuş ve bu karışım kültüre de yansımıştır. Portekiz, Fransa ve Hollanda gibi ülkeler de, Brezilya kültürü oluşurken önemli birer etken olmuştur. Müzik, edebiyat ve resim gibi sanatın türleri de bu kültürel zenginlikten etkilenmiş ve Brezilya’da yaşam bu çeşitlilik ile renklenmiştir.

Dil

Resmi dili Portekizcedir. Brezilya eski bir Portekiz sömürgesi olması sebebiyle dil ve din seçiminde Portekiz’in etkisinde kalmıştır. Ancak Brezilya dili ve ülke kültürü, Afrika, Avrupa ve hatta Orta Doğu ile Asya ülkelerinden de göç almış, göçmenlerin getirdiği kültür ile de şekillenmiştir. Brezilya’da konuşulan Portekizce bölgelere göre; lehçe, aksan ve argo kelimelerde oldukça büyük farklılıklar gösterir.

Yerleşim

Brezilya’da yaşam, nüfusu 1 milyonun üzerinde olan 13 şehirde yoğunluk kazanır. Bu şehirlerin en büyükleri São Paulo ile Rio de Janeiro’dur. São Paulo, Güney Amerika’nın en büyük şehri olarak adlandırılmasının yanında, ülkenin başlıca sanayi merkezlerinden biri olma özelliğini de taşır.

Rio de Janeiro, ‘Rio Karnavalı’ ile tüm dünya tarafından bilinen ve turizm geliri ile ülke ekonomisine katkı sağlayan bir başka önemli şehirdir. Ve şüphesiz ki, Brezilya’da yaşam en renkli görüntülerini Rio Karnavalı süresince sergiler.

İklim

Brezilya, coğrafi olarak tropikal iklim içinde yer alır. Ülkede gözlemlenen hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıkmaz ve çok kısa bir dönem dışında sürekli olarak yaz mevsimi yaşanır. İklimi belirleyen Amazon – Yağmur Ormanları, doğal güzelliklerin oluşmasında da katkısı vardır.

Eğitim

Brezilya’da 8 senelik zorunlu eğitim devlet okulları tarafından ücretsiz olarak sağlanmaktadır. Yüksek öğrenime devam etmek isteyenler için, devlet okullarının yanı sıra özel okullar da etkinlik göstermektedirler.

Spor

Spor ve özellikle futbol, Brezilya’da yaşam tarzını oldukça yoğun etkiler. Rio’da inşa edilmiş 180.000 kişilik Maracanã Stadı, Brezilyalılar için futbolun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Brezilya halkının uygun zaman ve yer bulduklarında hemen takım kurmaları, genç yaşlı demeden sokak aralarında futbol oynamaları futbola duyulan tutkudandır.

Bu güne kadar yapılan bütün Dünya Kupalarına katılmış tek ülke olan Brezilya, 18 Dünya Kupasında 5 şampiyonluk kazanmıştır.

Futbolun yanı sıra voleybol, basketbol, tenis, yüzme, plaj voleybolu, sörf, otomobil yarışları ve yelkencilik Brezilya’nın dünya çapında başarılar elde ettiği spor dallarıdır. Capoeira, özellikle ülkenin Afrika kökenli kültürünün, bütün dünyada dikkat çektiği folk etkinlikleridir.

Sanat

Brezilya’da mimari, heykeltraşlık ve resimde, 17’nci yüzyılın ortalarından beri gelişen Portekiz tarzı görülmektedir.

Coşkun Barok stili, oluşum döneminde Avrupa Stilinden tamamen ayrılarak Afro-Brezilya etkisi gelişmiştir. Beyazlar, siyahlar ve melezler Brezilya’daki ressamlar, heykeltıraşlar, mimarlar, teknik ressamlar ve müzisyenler Güney Amerika kıtasındaki en yaratıcı sanatkarlar grubunu oluşturmuştur.

Barok, klasik, çağdaş, soyut, figuratif, karnavaldan etkilenen veya halka yakın popüler stillerin ortaya çıkmasıyla sanatta farklı tarzlar da oluşmuştur. Bu ana görüş etkisinden çeşitli alanlarda; mimarlıkta (Oscar Niemeyer), resimde (Cândido Portinari), müzikte (Heitor Villa Lobos), edebiyatta (Jorge Amado) ve sinemada (Glauber Rocha) zengin bir kültür doğmuştur. Brezilya müziğinde, İspanyol bolerosu ve Afrika müziğinin etkisi görülür.

Yemek

Brezilya Mutfağı denildiğinde akla ulusal bir mutfak gelmiyor çünkü Brezilya mutfağı da aynı kültürel mozaikten etkilenmiştir. Göçlerle birlikte Brezilya’ya gelen her etnik grup, beslenme alışkanlıklarını ve mutfaklarını, Brezilya topraklarında yetişen yiyecekler ile yeniden uyarlayarak Brezilya mutfağına yeni yemekler katmıştır. Ancak halk en çok et, tavuk veya balıkla birlikte hazırlanan pirinç ve fasulye yemeklerini tercih eder.

Daha çok her bölgede çeşitlilik gösteren, yerel mutfakların bir araya toplanmasıyla oluşmuş bir başka mozaiktir Brezilya mutfağı. Örneğin Portekizliler zeytinyağı, morina balığı ve sarımsağı tercih ederken Afrikalılar baharatlarından vazgeçmemişlerdir.

Bu büyük ülkenin genelinde tanınan ve her Brezilya ailesinde haftada en az bir kez pişen yemekler de vardır.
Bunlardan biri olan ve fasulye anlamına gelen “feijoada”, salçalı domuz, sığır eti ve barbunya fasulyesi ile pişirilir. Her Cumartesi günü tüm lokantalarda öğle yemeği olarak bu yemek çıkartılır. Genelde hafta boyunca, pirinç, fasulye, kurutulmuş et, ve manyokayla beslenen Brezilyalılar, cumartesi günleri sindirimi oldukça güç olan feijoada yemeyi adet haline getirmişler.

Portekiz Mutfağında balık ve diğer deniz ürünleri ne kadar önemli yer tutarlarsa tutsunlar, Brezilyalılar mutfaklarında sadece yengeç, istakoz ve karidesi kullanarak binlerce çeşit yemek pişirirler. Diğer deniz ürünlerine ise pek rağbet etmezler. Sadece kıyı bölgelerinde kızarmış balık, kalamar ve ahtapot yaygın olarak tüketilir.

Din

Nüfusun yaklaşık %81’i Katolik, %18’i Protestan, %1’i ise Müslüman ve Musevidir.

 

Brezilya Ekonomisi

 

Brezilya, Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki en büyük ve ürün çeşitliliği en fazla olan sanayinin olduğu ülkedir. Brezilya ekonomisi, ülkede yetişen tarım ürünleri (kahve, soya, şeker kamışı, kakao, pirinç, kakao, mısır, portakal, pamuk, buğday, tütün), canlı hayvan ürünleri (et, tavuk eti), ağaç ürünleri (kağıt, kağıt hamuru), deri ve ayakkabı ile mineral ve metal ürünlerinde (demir-çelik ve alüminyum) dünya çapında karşılaştırmalı üstünlüğe sahiptir.

90’lı yıllardaki liberalizasyon çabalarının sonucunda özellikle otomotiv sanayi ve altyapı modernizasyonunda özelleştirme ve doğrudan yabancı yatırımlar sayesinde önemli gelişmeler sağlamıştır. Ürün çeşitliliğini artıran Brezilya ekonomisi, göreceli olarak kapalı ekonomi niteliğini halen korumaktadır. 2009 yılının ikinci yarısından itibaren Brezilya ekonomisinde iyileşme belirtileri gözlenmeye başlanmış olup, 2011 yılında büyüme hızının %4,6 olacağı tahmin edilmektedir.

20 milyonu aşkın Brezilya vatandaşının “yoksul” kategorisinden çıkması ve yaklaşık 30 milyon kişinin orta sınıfa dahil olması, ekonomisi büyük ölçüde iç tüketime de dayanan Brezilya açısından olumlu bir gelişme olmuştur.
2005 yılı sonunda IMF’ye olan borcunu tamamen ve vaktinden önce ödemeyi başaran Lula Hükümeti, 2009 yılında IMF’ye kaynak (10 milyar dolar) aktaran ilk Brezilya Hükümeti olarak da tarihe geçmiştir.

Küresel ekonomik krizi nispeten az hasarla atlatan Brezilya, dış ticarette kayba uğramasına rağmen 2010 yılını ticaret fazlasıyla kapatmıştır. 2010 yılında ticaret fazlası 20,3 milyar ABD doları olarak kaydedilmiş olup, söz konusu rakam, 2009 yılında 25,3 milyar ABD doları olarak kaydedilen ticaret fazlasından %19,7 oranında düşüktür.

Bu trendin önüne geçilmesini teminen hükümet tarafından önlemler üzerinde çalışılmakla birlikte, 2011 yılı ticaret fazlasının daha da düşük olması beklenmektedir.Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın ise, IMF’ye göre 10, Dünya Bankası verilerine göre ise 8. büyük ekonomisine sahip ülkesi Brezilya’da en önemli sorun sosyal sınıflar arasındaki derin gelir, eğitim ve yaşam kalitesi farkı ve bu durumun yol açtığı şiddet/asayiş sorunudur. UNDP raporuna göre Brezilya, dünyada gelir dağılımının en eşitsiz olduğu 7. ülke konumundadır.

 

Brezilya Dili - Portekizce

 

16. yüzyılın ilk yılında, Portekizli bir denizci olan Pedro Alvares Cabral, Hindistan’a gitmek için yola çıkıp yanlışlıkla Güney Amerika’ya gelerek Brezilya’yı keşfettiğinde, Brezilya yerlileri tupi-guaranice konuşmaktaydı. Eski Brezilya dili; Güney Amerika’daki Tupi dillerinin alt ailesindendir ve 10’dan fazla grupta dili içerir. En bilinen gruplar ise Tupi ve Guarani’dir.

Brezilya’da, 18. yüzyılın yarısına kadar aileler kendi aralarında bu tupi- guarini dili ile konuşmaya devam ettiler. Sömürgecilerin ülkeye gelerek yerleşik düzene geçmesi ve yerli halkın göçmenlerle ortak alanlarda birlikte bulunması ya da yaptığı evlilikler sebebi ile halk arasında konuşulan Brezilya dili zamanla değişmeye başladı. Portekizce ve Afrika dillerinden eklenen yeni kelimeler, deyimler ve ifadeler ile Brezilya dili, sürekli olarak kendi içinde gelişti ve çeşitlilik kazandı.

1758 yılının ortalarında ise Tupi-guarani dilinin konuşulması ve öğretilmesi, yönetimi elinde bulunduran sömürgeciler tarafından tamamen yasaklandı. Uzun yıllar sürecek olan bu yasağın asıl amacı, Portekizce kullanımının artmasını sağlamaktı. Günümüzde Brezilya dili resmi olarak Portekizce’dir ancak bölgelere göre lehçe, aksan ve argo kelimelerde oldukça büyük farklılıklar gösterir. Uzun seneler yoğunluk olarak Portekizce konuşulan bir ülke olmasına rağmen Brezilya’da bulunan bir çok eyalet ve şehir isminin hala tupi-guaranice olduğu bilinen bir gerçektir.

Eski bir Portekiz sömürgesi olan Brezilya, aynı zamanda hem yüz ölçümü hem de nüfusu göz önüne alındığında, Portekizce’nin konuşulduğu en büyük coğrafyadır. Dünyada en çok konuşulan 5.dil olan Portekizce, Portekiz ve Brezilya dışında Afrika ve Asya’da toplam 8 ülkede daha konuşulmaktadır. Brezilya’nın son zamanlarda gösterdiği ekonomik büyüme ve buna bağlı olarak dost ülkelerle yapılan ticari anlaşmalar sebebi ile Portekizce, dünyada önemi gün geçtikçe artan dillerden biri haline gelmiştir.

 

Brezilya Kültürü

 

Brezilya, Güney Amerika kıtasının neredeyse bütün merkez bölgesini ve kuzeydoğu kısmını kapsayan, 200 milyon nüfusu ile çok çeşitli kültürlere ev sahipliği yapan, dünyanın en büyük ülkelerinden birisidir. Brezilya ırkı; Kızılderili, siyah ve beyaz ırklarının karışımından oluşmuş ve bu karışım kültüre de yansımıştır. Portekiz, Fransa ve Hollanda gibi ülkeler de, Brezilya kültürü oluşurken önemli birer etken olmuş, müzik, edebiyat ve resim de bu çeşitlilikten etkilenmiştir.

Resim

Afrika ve Kızılderili motifleri, tropikal bölgelerin canlı ve parlak renkleri, Brezilyalı sanatçıların stillerinde etkili olmuştur. Resimde öne çıkan ilk isimler, Manuel da Costa Ataide, Antonio Francisco Lisboa ve Aleijadinho gibi ustalardır. Sanatlarında doruk noktasını yaşarlarken aynı zamanda Brezilya stilinin gelişmesine ve pekişmesine de katkı sağlamışlardır. Brezilya’nın yetiştirdiği modern dönemin en önemli sanatçılardan biri de Candido Portinari’dir. Son yıllarda ise Pop Art temsilcilerinden Romero Britto, tüm dünyadaki sanatseverler tarafından ilgiyle izlenmektedir.

Müzik

1909-1955 yılları arasında yaşayan ve Portekiz asıllı bir Brezilyalı olan Carmen Miranda, ‘Brezilya’dan dünyaya açılan ilk müzisyen’ ünvanı ile Brezilya kültürü için önemli bir isimdir. Klasik müzikte ise Carlos Gomes ve Heitor Villa-Lobos en çok bilinen isimlerdendir.

Brezilya’nın tartışmasız en popüler müziği ise Samba’dır. Afrika kökenlilerin ortaya çıkarttığı, değişik tarzdaki müziklerin en sevilenidir. Samba’nın, adını Angola’nın geleneksel müzik türü olan ‘mesemba’dan aldığı tahmin edilmektedir. 20.yüzyılda Rio de Janerio’ya göç eden Bahia bölgesindeki siyah ırkın, kendilerini diğer ırklardan ayırt etmek için geliştirdikleri bilinmektedir.

1958 senesinde bir grup Rio’lu öğrenci tarafından halka sunulan ‘Bossa Nova’ ise, Brezilya müziğinin yeni stili olmayı isteyecek kadar iddialı bir çıkış yapmış ve kısa sürede dünyaya yayılmıştır. Tom Jobim ve Vinicius de Moraes, Bossa Nova’nın en çok tanınmış bestecileri arasındadır. Bugün Rio de Janeiro’nun iki hava alanından birinin adının Tom Jobim olması da Brezilya’da, Bossa Nova’ya verilen değeri göstermektedir.

Edebiyat

Marchado de Assis, Euclides da Cunha, Jorge Amado ve Paulo Coelho, Brezilya edebiyatının önemli isimlerindendir. Jorge Amado’nun eserleri Türkçe dahil 40’ın üzerinde yabancı dile çevrilmiştir. Son dönemin en çok bilinen yazarı ise şüphesiz Paulo Coelho’dur. Türkiye’de, Simyacı, Beşinci Dağ ve Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ve Ağladım isimli eserleriyle tanınan Coelho, son romanı Elif’in Portekizce baskısı tamamlandıktan sonra, ilk kez Türkçeye çevrilmesini istemiştir. Romanın ana karakteri, yazar ve yetenekli bir keman virtüözü olan, Hilal isimli sıradışı bir Türk kızıdır. Sibirya’da yaptığı yolculuk sırasında yaşadıkları ve kendi ile yaptığı yüzleşmeleri anlatılmaktadır. Kitabın tanıtımı için açılan yarışmayı, hazırladığı videosuyla Türk sanatçı Raif Kurt kazanmıştır.

Spor

Brezilya bugüne kadar, futbol dünyasına çok önemli oyuncular katmış ve katmış ve katmaya devam etmektedir. Ülkede futbolun halk için önemi tartışılamaz ölçüdedir. Futbola ilgi duymayan ve sevmeyen Brezilyalı neredeyse yok gibidir öyle ki her mahallenin kurulmuş bir futbol takımı mutlaka bulunmaktadır.

Beş kez Dünya şampiyonu olduğu futbolun yanı sıra voleybol, basketbol, tenis, yüzme, plaj voleybolu, sörf, otomobil yarışları ve yelkencilik, Brezilya’nın Dünya çapında başarılar elde ettiği diğer spor dallarıdır.

Ayrıca Capoeira ve Samba, özellikle ülkenin Afrika kökenli kültürünün, bütün dünyada dikkat çektiği folk etkinlikleridir.

 

Son 10 Yazı

Tüm Yazılar
Brezilya Kultur - Papagan